Custom Rich-Text Page
ŞER’İYYE SİCİLLERİNE GÖRE XVIII. YÜZYILIN SONLARINDA DENİZLİ
Tanju DEMİR·
Bu Makale "Uluslarasi Denizli ve Çevresi Sempozyumu Bildirileri" kitabinda yayimlanmistir. Kaynak gosterilmeden kullanilamaz.
Giriş:
Bilindiği gibi kentler, toplumların sosyo-ekonomik ve kültürel yapılarının belirlendiği, biçim aldığı yerleşim merkezleridir. Bu merkezlerdeki yaşama birimini belirleyen ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmeleri izleyerek devletin gerçek yapısını ortaya koymak mümkündür. Ancak her kent için buna izin verecek yeterli kaynakların bulunduğunu söylemek zordur. Bunların içerisinde Denizli de yer almaktadır. İlk çağlardan günümüze çeşitli adlar altında, bazen yıkılıp yeniden kurularak varlığını sürdürmeyi başarmış bu kent tipik bir tarım şehri olmaktan ziyâde bazı başka değerlere sahip oluşuyla diğer Anadolu kentlerinden ayrılır. Biz bu çalışmamızda Denizli'nin sahip olduğu değerleri, farklılıkları şer’iyye sicillerinden yararlanarak ortaya koymaya çalışacağız. Osmanlı kentlerinin tarihi yazılırken vazgeçilmez bir kaynak olan şer’iyye sicilleri ne yazık ki, bir çok Batı Anadolu kentinde olduğu gibi Denizli için de kısıtlı bir dönemi yansıtabilmektedir. Maalesef kente ait şer’iyye sicilerinin tamamı günümüze ulaşamamıştır. Afyon müzesinden Ankara Milli Kütüphane’ye ulaşabilen ve 1775 yılından başlayan kayıtları ihtiva eden bu sicillerden ilk dört adedi XVIII yüzyılın sonları ile XIX. Yüzyılın başlarına aittirler. Bu tarihler ise Yuzo Nagata’nın da belirttiği gibi Anadolu’da âyanlığın yükseldiği ve pek çok davanın voyvodalar tarafından halledildiği bir dönemi kapsamaktadır.[1] Bu nedenle, örneğin XVI ve XVII. Yüzyıl Manisa Şer’iyye Sicillerinde takip edebildiğimiz içerik zenginliğini Denizli Şer’iyye sicillerinde görmek zordur. Gerçi aynı tarihlerde Manisa sicillerinde de bu zenginlik azalmıştır. Davaların pek çoğu voyvoda konaklarında görülür olmuştur.[2] Ayrıca ardı ardına gelen savaşların ekonomik, sosyal, askerî etkileri, kentin olağan dönemlerdeki durumunun anlaşılmasını güçleştirmektedir. Ancak, herşeye rağmen siciller, Denizli’yi ve XVIII. Yüzyıl sonlarındaki Batı Anadolu’yu anlamamıza yardım edecek çok önemli bilgiler barındırmaktadırlar. Bu bilgilerden yararlanarak bazı başlıklar altında Denizli’nin XVIII. Yüzyıl sonlarındaki panaromasını aktarmaya çalışacağız.
1- İdarî Yapı
Anadolu Eyâleti’nin merkezi Kütahya Sancağı’na 1451’de bağlanan Denizli Kazası, XVI ve XVII y.y.’lada, Nahiye-i Lazıkıyye (merkez). Nahiye-i İbsili, Nahiye-i Kaş-Yenice ve Nahiye-i Aydos olmak üzere dört nahiyeden oluşmaktaydı[3]
Lazıkıyye merkez nahiyesi, aşağı yukarı bu günkü Denizli merkez ilçesi sınırlarında, İbsili, Buldan ve Güney’in bulunduğu bölgede, Aydos ise Buldan ve Güney’in kuzeyinde, Uşak iline bağlı Ulubey, Eşme ve Alaşehir’in güneyinde batıda Kiraz yakınlarına kadar uzanan bir sahayı kapsıyordu[4]
Bu Nahiyeler XVII. y.y.’da kaza haline getirilerek, İbsili Nahiyesi EZİNE, Kaş-Yenice Nahiyesi ÇARŞAMBA adını almıştır. Aydos ise daha XVI. y.y.’da GÖK-ÖYÜK Kazası adıyla anılmaya başlanmıştır.[5]
Adı geçen kazalara HONAZ’da katılınca sayıları beşe yükselmiştir. XVIII. y.y. sonlarında, Avarız ve Bedel-i Nüzul, İmdâd-ı Seferiye ve Hazeriye vergileri ile ilgili belgelerde zaman zaman Buldan adının geçtiği de görülmektedir[6]
Denizli Şer’iye Sicillerinde yer alan tevzi defterlerinde, şehrin yıllık masraflarına ve vergilerine katkıda bulunan 26 adet köy kaydedilmiştir. Bu köyler, ödedikleri vergi miktarları ile birlikte Tablo I de verilmiştir.
TABLO I: ÖDEDİKLERİ VERGİ MİKTARINA GÖRE DENİZLİ KÖYLERİ
KÖY ADI | 1778 | 1780 | 1783 | 1787 | 1796 | 1797 | Yıllar Top. Guruş |
KARCI | 3811,5 | 3258 | 4532 | 5010 | 5863 | 6067 | 28541,5 |
GERZELE | 2917 | 2535 | 3676 | 3744 | 3804 | 3907 | 20583 |
ÇAKMAK | 1785 | 1603 | 2113 | 2478 | 3099 | 3238 | 14318 |
KARAHASANLI[7] | 1253 | 781 | 905 | 1025 | 1718 | 1776 | 7458 |
MANASTIR | 1905 | 1851 | 2318 | 2552 | 3547 | 3625 | 15878 |
KINIKLI | 1253 | 1075 | 1905 | 1025 | 1410 | 1449 | 7117 |
KARAMAN | 721,5 | 594 | 825 | 983 | 693 | 711 | 4527,5 |
KAŞIKÇI | 520,5 | 589 | 825 | 941 | 478 | 710 | 4063,5 |
KETHÜDA | 721,5 | 594 | 905 | 1025 | 1096 | 1129 | 5470,5 |
ŞEMİKLER | 721,5 | 781 | 905 | 1025 | 1413 | 1449 | 6224,5 |
GÖVEÇLİK | 764,5 | 632 | 995 | 1115 | 1161 | 1184 | 5848,5 |
HACI EYYÜBLÜ | 764,5 | 632 | 995 | 1115 | 1161 | 1184 | 5848,5 |
BAĞBAŞI | 418,5 | 360 | 457 | 567 | 637 | 674 | 3113,5 |
TEKKE | 175 | 151 | 195 | 220 | 306 | 328 | 1375 |
ESKİHİSAR | 165 | 141 | 194 | 194 | 90 | 125 | 909 |
KEBİR | 165 | 141 | 170 | 200 | 249 | 283 | 1208 |
KURUDERE | 234 | 201 | 282 | 322 | 690 | 604 | 2333 |
AKÇALAR | 143 | 121 | 175 | 195 | - | 634 | |
Saruhan | 208 | 186 | 249 | 293 | 398 | 393 | 1727 |
KAYIHAN | 403 | 345 | 493 | 541 | 610 | 668 | 3060,5 |
GONCA ALİ | 154 | 131 | 187 | 214 | 280 | 290 | 1258 |
ZEYTÜN | 202 | 179 | 239 | 285 | 430 | 420 | 1755 |
YALNIZDERE | 257 | 231 | 308 | 178 | - | 177 | 1151 |
ŞAMLI SAGİR | 144 | 123 | 133 | 89 | - | 120 | 609 |
ZEKERİYA | 144 | 132 | 145 | 134 | 120 | 132 | 807 |
BEKİRLİ | 20 | 19 | 24 | 28 | 34 | 33 | 158 |
Karcı köyünün birinci sırada yer aldığını gördüğümüz bu tabloda hissesine en az vergi düşen köy de Bekirli’dir. Karcı, günümüzde Başkarcı adını almıştır. Gelir kaynakları arasında ceviz ağacından yapılan dokuma tezgâhları bulunur ki, Denizli el dokumacılığı yüzyıllarca bu tezgâhlarda üretilen kumaşlarıyla ün salmıştır[8]
Yukarıda adı geçen köylerin yanında 1781’den itibaren şer’iye sicillerindeki bazı kanıtlarda[9] Eldenizli, Şamlı Kebir adlı köylerin adları görülmektedir. Yıllık ortalama 50’şer guruş vergi ödedikleri anlaşılan bu köylerden Eldenizli günümüzde aynı adla varlığını sürdürmekteyken, Şamlı Kebir ve Şamlı Sagir, Aşağı ve Yukarı Şamlı adlarını almışlardır
XVIII. y.y. boyunca Kütahya Sancağı’na bağlı bir kaza olmaya devam eden Denizli, XIX. y.y.’da Anadolu Beylerbeyliği’nin bölünmesi üzerine sancak haline getirilerek, yeni kurulan Aydın Eyâletine bağlanmıştır. 1867 düzenlemesinden sonra Menteşe ile birleştiri

